Henüz dükkânlar açılmadan şehir sessizce nefes alır.

Fethiyeli Çerkesler’den anneler günü etkinliği
Fethiyeli Çerkesler’den anneler günü etkinliği
İçeriği Görüntüle

Deniz bile kıpırdamaz, sanki kimseyi uyandırmak istemez,

Ölüdeniz durur mavinin içinde,

Rüzgâr dolaşır Kayaköy ‘ün taş sokaklarında.

 

Bos pencerelerden geçen zaman.

Yıkık duvarlara eski bir hayatı anlatır.

O sessizlikte insan anlar bazı şehirler.

Güzelliğini biraz da hüznünden alır.

Salı sabahı köylü pazarı erkenden başlar.

 

Toprak iner şehrin ortasına.

Bir köylü kadının ellerinde nasırlaşmış yıllar vardır.

Sepetinde sabır, yüzünde güneşten kalma çizgiler.

Domates sadece domates değildir orada.

Bir mevsimin emeği, bir evin akşam yemeği, bir ailenin umududur.

 

Sonra yol düşer Saklıkent Kanyonu'na.

Dağların kalbinden akan su insanın içindeki sessizliğe dokunur.

Denizin ortasında sessiz bir hatıra gibi durur Şövalye Adası.

Aksam rüzgârı çıkar Aşılar Tepesi'ne.

Aşağıda ışıklar yanarken deniz yavaşça karanlığa karışır.

 

Bir yol uzar sonra dağların arasından Likya Yolu.

Her adımda bir hikâye, her taşın altında geçmişten kalma iz vardır.

Bu şehirde bir şair yaşamıştı.

Kalbini bu topraklara bırakmış bir adam.

O şairin sesi yok, sohbeti yok, ama Fethiye hâlâ anar onu.

 

Her taşta, her rüzgârda, her deniz dalgasında yaşar hâlâ.

Ve insan anlar, bir şair ölmez.

O sevdiği şehrin kalbinde, ölümsüz bir şiir gibi durur.

Sümeyye Zeliha Karagöz