Biliyoruz ki hatasız kul  yoktur

İnce eleyip sık dokuyanda

Düşünmeden konuşan koşan da

Mutlaka tökezliyor sonun da1….

 Düşünen bir  insan olunca  her şeyi kafasına takıyor ya da bie şeyler gelip kafasına yerleşiyor. Ne bundan kaçıp kurtuluyoruz  ne de  bir kurtulanı gördük . Sanki bir plak gibi  takılmışız ayni yerde durmuş aynı şeyleri  söyler olmuşuz.  Ona kızıyoruz  ,buna küfrediyoruz  ama bir türlü rahat değiliz. Bir tekerleğe  bağlamışlar gibi dönüp duruyoruz. Nerde nasıl duracağımızı da unuttuk gitti. Feleğin çemberinden kimler geldi geçti  kimler tarihe imzasını attı  kimler unutuldu yok oldu gitti. Hiç düşündünüz mü.?  Sadec3e  kendimiz varız  sadece kendimiz için  ailemiz içi,n düşünür olduk. Sanki  bu dünyada  kendimizden başkası yok gibi. Kimi gün güldük karnımız tok başımız sıcak yastığımızla buluştu  ama  bazı günler ailecek yarı tok yarı aç gezdiğimiz günler oldu. Ne kimseye söyledik ne de acaba bizim gibi olanlar var mı diye düşündük. Hayatın acımasız sayfalarına  bir imza da biz atıverdik.  Lüzumsuz  yaşayanlardan biri olduk.   Hep kendime sorduğum bir soru işte burada  bu hayatta  ne yaptın kime ne faydan oldu? Yarın  terki dünya ettiğimnde arkandan  senin için ne söyleyecekler? Diye   hiç aklına gelen bir şey oldu mu? elbet de hayatta  olduğumuz  müddetçe  düşündüğümüz  yaptığımız  yapmak istediğimiz  çok şeyler oldu. Kimini  hayat geçirdik yaptıl başardık ,ama bazılarında yaptığımız yanlışlar yüzünden kahrolduk   . hiç sevmediğim  keşke sözüyle  avunmaya çalıştık. Hayat değirmenini çarkında  takıldığımız tekerde  dönerken  hangi taşa çarptık hangi  çukurda düştük  çıkamadık  imdat bir kurtaran yok mu diye feryat ettik  acınası durular yaşadık  bu günlere nasıl  gelebildik ? yıllar mı acıdı  yollar mı  acıda  ? İşte  hayat değirmeninde yuvarlana, yuvarlana  geçiveren yıllar bir bir damgasını vurup geçti.

Hani bir  deyiş vardı hatırlarsınız  yarlar yıllardan iyıllar yarlardan vefasız diye. İşte  böyle bir şey durmadan  tekrarlayıp duruyor. Hiçbir şey yerinde  durmuyor. Koskoca dağlar bile her gün birt şeylerini kaybederek ağlıyor. Kış  oluyor bembeyaz tepelet daha  baharın ilk günlerinde  altından gelen canlıya  yer hazırlıyor  ve yaz gelirken yemyeşil bir doğa güzelliğine kavuşuyor. Şu nankör insanlar olmasa   hep güzellikler  hazır yaşayacaklar . ama maden diyor  delik deşik ediyoruz   yetmiyor bir izmaritle  o yemyeşil  tepeleri  kel  tepelere dönüştüren yangınlar çıkarıyoruz. Tek kelimeyle nankörüz  suyumuzu  kurutuyor  ağaçlarımızı yok ediyor  ama bir türlü akıllanamıyoruz

İnsafın sadece adı kaldı ,insaf  insaf diye  bağırası geliyor anlayanın ,anlamayan nasıl yaşadığının farkında bile değil. Hani şair diyordu ya  :”  Cep delik ,cepken delik,kalmadı cepte metelik” diye  işyte o günlere koşar adım geldik. İyi ki tam yıllar önce emekli olmuşuz.yoksa ne bir arabamız ne de bir evimiz olurdu. Şimdi  üç kuruşa muhtaç yaşar olurduk .ev kiralarının kaç lira olduğunu bilen bar mı . Ben Fethiye ye  müdür olara  geldiğimde 1500 liraya ev kiralamak zorunda kalmıştım neyse  bu çok acı bir hikayedir  mecbur kalmıştım.ki o zaman bu yüksek bir rakamdı ya şimdi!.. Aynı ev 15 bin  aylık kiraya  verilmiyor.Allah   hepimize  bu hayat şartlarını  yaşarken bir kolaylık versin  Sakın  çarşı ,Pazar , market  demeyin  her kesin neredeyse  birkaç bankadan kredi kartı var marketlerden  hep alış verişleri böyle  yapıyor. Benim de öyle  iyi ki bankalar var . Neyse  konuyu iyice   dağıttım yine  bu hafta da  makalemi burada noktalıyorum  sevgili  okurlarım .can arkadaşlarım  .hepinize en içten sevgilerimi sunuyorum her isteğinizin gönlünüzce olmasını dilerim .Kalın sağlıcakla !….