Günümüz dünyasında Ahilik; ticaretin, emeğin ve insan ilişkilerinin vicdan terazisi
Bir Dükkân Düşünün…
Sabah kepenkleri açılıyor. İçeriye güneş giriyor. Tezgâhın üzerine emek, raflara alın teri, kasaya helal kazanç bırakılıyor.
Ahilik Bir Dükkân Değil, Bir Duruştur
Ahilikte insan yalnızca meslek öğrenmezdi. Çırak olur, kalfa olur, usta olurdu. Fakat asıl mesele elinin ustalaşması değildi; ahlakının ustalaşmasıydı.
Bugün Ahilik Nerede?
Bugün çarşılar değişti. Dükkânların yanına internet siteleri geldi. Tezgâhların yanına elektronik pazar yerleri kuruldu. Müşteri artık her zaman dükkâna girmiyor; bazen telefonunun ekranına dokunuyor.
İşte tam burada Ahiliğin yeni bir sınavı başlıyor:
Dijital dünyanın ahisi kim olacak?
Ürün fotoğrafını gerçeğinden farklı göstermeyen; sahte yorum üretmeyen; tüketiciyi yanıltmayan; kişisel veriyi emanet bilen; ayıplı malı müşterinin üzerine bırakmayan; çalışanın emeğini sömürmeyen; rakibini düşmanlaştırmayan ve kazancını helal tutmaya çalışan…
İşte modern zamanların Ahi’si belki de budur.
Çünkü teknoloji değişti ama vicdanın çalışma sistemi değişmedi.
Ahiliğin Terazisi
Kur’an-ı Kerim ölçü ve tartıda adaleti güçlü biçimde hatırlatır:
“Ölçüyü adaletle tam yapın ve tartıyı eksiltmeyin.” (Rahmân, 9)
Bir başka ayette ise ölçü ve tartıda hile yapanlar uyarılır: “Ölçü ve tartıda hile yapanların vay hâline!” (Mutaffifîn, 1)
Bu ayetleri yalnızca eski pazarların terazisine sıkıştırmak mümkün değildir.
Bugünün terazileri de vardır: Bir sözün terazisi, bir sözleşmenin terazisi, bir fiyat etiketinin terazisi, bir internet ilanının terazisi, bir işçinin maaşının terazisi, bir ustanın çırağa davranışının terazisi…
Ahilik, hayatın her alanında teraziyi doğru tutma ahlakıdır.
Ahilik Haftası Bittiğinde…
Bir hafta boyunca törenler yapılabilir. Peştamal kuşatma geleneği hatırlanabilir. Yılın çırağı, kalfası ve ahisi ödüllendirilebilir.
Fakat asıl soru tören bittikten sonra başlayacak:
Kepenkler kapandığında Ahilik devam edecek mi?
Müşteri gittikten sonra… Denetleyen kimse kalmadıktan sonra… Kimse görmezken… Kameralar kapalıyken… Kasada fazla para varken… Çalışanın hakkı elimizdeyken… Rakibimiz tökezlediğinde…
İşte Ahilik orada belli olacak.
Çünkü Ahilik, insan gördüğünde iyi davranmak değil; insan görmediğinde de doğru kalabilmektir.
Bugünün Ahisi
Bugünün Ahisi; malı kaliteli, sözü doğru, terazisi adil, kazancı temiz, çalışanına hakkaniyetli, müşterisine güvenilir, çırağına öğretici, rakibine saygılı, topluma faydalı insandır.
Ahiliği yeniden keşfetmenin en güzel yolu geçmişe bakmak değil, bugünün problemlerine Ahilik ahlakıyla cevap verebilmektir.
Zaman değişir. Dükkân değişir. Para değişir. Teknoloji değişir. Ticaretin yöntemi değişir.
Ama insanın temel sorusu değişmez:
Kazandığım şey bana ne kazandırıyor?
Eğer kazandığımız para bize huzur kaybettiriyorsa, yükselirken bir başkasını eziyorsak, büyürken vicdanımız küçülüyorsa orada ekonomik büyüme olabilir ama Ahilik yoktur.
Ahilik bize yüzyıllar öncesinden hâlâ aynı ölçüyü hatırlatıyor:
Kazan ama kaybettirme.
Üret ama tüketme.
Büyü ama küçültme.
Usta ol ama kibirlenme.
Güçlen ama adaletten ayrılma.
Zenginleş ama insanlığını fakirleştirme.
Belki de bugünün en büyük ihtiyacı budur:
Daha çok ticaret değil, daha çok güven.
Daha çok kazanç değil, daha temiz kazanç.
Daha çok usta değil, daha çok ahlaklı usta.
Çünkü Ahilik bize şunu hatırlatır:
“İşini iyi yap; fakat insanlığını işinden daha iyi yap.”
Next