"Güvende misiniz?" sorusunun arkasına sığınan bu küresel ve yapay duyarsızlık, aslında bağımsızlığımıza vurulan en büyük darbelerden biridir.
"Güvende değilim." Kendi topraklarımızda, kendi geleceğimiz üzerinde söz sahibi olmamız gerekirken, gözümüzün önünde ormanlarımızın yanışını sadece izlemek zorunda bırakılmak canımızı yakıyor.
"Güvende değilim." Ben bu yangınların sıradan rastlantılar olduğuna inanmıyorum. Vatanın akciğerlerine, ekosistemine ve içindeki bütün canlılara yönelen bu felaketlerin, tüm yönleriyle araştırılması ve gerçeklerin eksiksiz ortaya çıkarılması gerektiğine inanıyorum.
"Güvende değilim." Memleket cayır cayır kavrulurken ekran başında teselliler üreten küresel sistemin bencil yaklaşımı da, bu felaketlere zemin hazırlayan ihmal ve sorumsuzluklar da vicdanlarda derin yaralar açıyor.
"Güvende değilim." Ormanlarımızı küle çeviren bu düzenin içinde; toprağını, hayvanını, ağacını ve geleceğini koruyamayan bir ülkenin bireyi olarak, sosyal medyanın dayatmasıyla "güvende olup olmadığımı" paylaşmanın sahteliğini yaşıyorum.
Bu duyarsızlık perdesini yırtıp atmak, gerçekleri ortaya çıkarmak ve vatanımıza, doğamıza, geleceğimize hep birlikte sahip çıkmak zorundayız.
Her yangının ardından yanan alanların geleceğine ilişkin kaygılar da toplumun hafızasında yer ediyor. Bu nedenle her sürecin şeffaf biçimde yürütülmesi ve kamuoyunun eksiksiz bilgilendirilmesi şarttır.
Aslında hiçbirimiz gerçekten "güvende değiliz."
Next