Muhtarlık makamı, yerel yönetim zincirinin en güçlü ve en hayati halkasıdır. Mahallemizde veya köyümüzde, vatandaşın bir sorunla karşılaştığında kapısını ilk çaldığı, derdini birinci elden paylaştığı merci muhtarlıklarımızdır. Onlar, milletimiz ile devlet kurumları arasında kurulan en sağlam gönül ve hizmet köprüsüdür.

Bu köprünün hakkıyla işleyebilmesi ve toplumsal huzurun sağlanması için muhtarlarımızın en büyük kırmızı çizgisi tarafsızlık olmalıdır. Siyasi görüşü, inancı veya statüsü ne olursa olsun, kapısından giren her vatandaşa eşit mesafede duran bir muhtar, mahallesinde adaletin ve huzurun teminatıdır.

Günümüz dünyasında yerel yönetimlerin başarısı; yenilikçi, çağdaş, sonuç odaklı cesur ve paylaşımcı muhtarlarla doğrudan bağlantılıdır. Sadece evrak imzalayan değil; mahallenin, köyün sesini duyan, kişilere değil kurallara bağlı olan, sorunları teknolojiyle ve ortak akılla çözen muhtarlar, modern şehirciliğin de mimarlarıdır.

Unutmamak gerekir ki, bugün pek çok muhtarımız çok zor şartlar altında görev yapmaktadır. Çoğu zaman kendi bütçelerinden, şahsi imkanlarından fedakarlık ederek halka hizmet götürmeye çalışan, kendi asıl mesleklerinin yanında bu kutsal görevi de omuzlayan emektar muhtarlarımız sayıları az da olsa var.

Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün de ifade ettiği gibi: "Muhtar, demokrasinin temel taşıdır." Demokrasinin sandıkta başlayıp mahallede filizlenmesini sağlayan muhtarlardır. Toplumun her kesiminde saygınlığını koruyan, omzundaki tarihi sorumluluğun farkında olan birer görev insanıdır.

19 Ekim Muhtarlar Günü vesilesiyle; görevini hakkıyla yerine getiren, tarafsız, çağdaş, laik ve sorumluluk bilinci yüksek tüm değerli muhtarlarımızın günü kutlu olsun.