Fenerbahçe, UEFA Şampiyonlar Ligi üçüncü eleme turunun ilk maçında Sturm Graz’ı Kadıköy’de 2-0 mağlup etti.
Skor güzel.
Rövanş öncesinde alınan avantaj çok değerli.
Ancak bu karşılaşma yalnızca skorla değerlendirilmemeli. Çünkü sahada Fenerbahçe’nin gücünü gösteren önemli ayrıntılar olduğu gibi, ilerleyen turlarda başını ağrıtabilecek eksiklikler de vardı.
Fenerbahçe’nin golleri Talisca ve Greenwood’dan geldi.
Biri organize bir hücumun sonunda, diğeri ise rakibin aklını başından alan mükemmel bir şutla…
GENÇ VE DİNAMİK BİR RAKİP
Sturm Graz genç, dinamik ve atletik oyunculardan oluşan bir takım.
Avusturya ekibi 4-4-2 düzeninde sahaya yayıldı. Topu kazandığı anda hızlı paslarla ve doğrudan hücumlarla Fenerbahçe savunmasının dengesini bozmaya çalıştı.
Takımın kadrosunda 17 yaşına kadar inen genç futbolcular var. Teknik direktörleri Fabio Ingolitsch ise yalnızca 34 yaşında.
İşin ilginç tarafı şu:
Sturm Graz’ın teknik direktörü Kanté’den genç!
Ingolitsch, genç yaşına rağmen atletik, koşan ve mücadele eden bir takım oluşturmuş. Ancak bu oyun anlayışını maçın tamamına yayamadılar. Çünkü karşılarında özellikle orta sahada çok güçlü bir Fenerbahçe vardı.
TALISCA SAVUNMAYI DAĞITTI
Fenerbahçe karşılaşmaya oldukça hareketli başladı.
Asensio, Kerem ve Greenwood sürekli yer değiştirirken Talisca ileride tek santrfor olarak görev yaptı. Henüz 10. dakikada ceza sahasında topu alan Talisca, rakip savunmanın arasından dönerek müthiş bir vuruş yaptı ve takımını 1-0 öne geçirdi.
Bu sezon Fenerbahçe’nin attığı ilk goller daha çok duran toplardan gelmişti.
Sturm Graz karşısındaki gol ise doğrudan hücum organizasyonuyla geldi.
Bu önemliydi.
Talisca gol atar.
Uzaktan vurur.
Duran top kullanır.
Ceza sahasında kendisine bırakılan küçücük alanı bile gole çevirebilir.
Bu nedenle Talisca kesinlikle Fenerbahçe kadrosunda kalmalıdır. Ancak ilerleyen dakikalarda göreceğimiz gibi, Talisca’nın takımda kalması Fenerbahçe’nin pivot santrfor ihtiyacını ortadan kaldırmıyor.
GUENDOUZI’YE YAPILAN HAREKET KIRMIZIYDI
Sturm Graz’ın kaptanı Gorenc-Stankovic, Guendouzi’nin ayağına arkadan ve son derece sert bastı.
Bu müdahale sakatlayıcıydı.
Hakem pozisyonu yalnızca sarı kartla cezalandırdı. Bana göre bu hareketin karşılığı doğrudan kırmızı karttı.
Guendouzi karşılaşmaya devam etti ve yine orta sahada ayak basmadık yer bırakmadı. Dinamizmi, mücadele gücü ve oyunu soğutmasıyla Fenerbahçe’nin en önemli oyuncularından biriydi.
Rakibin hızlı hücuma çıkmaya hazırlandığı anlarda Guendouzi ile Kanté tehlikeyi daha başlamadan bitirdi.
Fenerbahçe’nin orta sahası bu iki oyuncuyla birlikte bambaşka bir güce ulaştı.
Guendouzi koştu.
Kanté alan kapattı.
İkisi birlikte ikinci topları topladı ve Sturm Graz’ın geçiş hücumlarını daha doğmadan bitirdi.
İlk yarının gizli kahramanı Kanté’ydi.
Fenerbahçe’nin dinamizmini ve mücadele seviyesini yukarı çeken oyuncu ise yine Guendouzi oldu.
OOSTERWOLDE NEDEN YİNE SAKATLANDI?
Oosterwolde, 30. dakikada sakatlanarak yerini Archie Brown’a bıraktı.
İsmail Kartal’ın oyuncu kullanımı burada sorgulanmalı.
Bir oyuncuyu kısa aralıklarla sürekli sahaya sürerseniz sakatlık ihtimalini de artırırsınız. Fenerbahçe Avrupa’da başarılı olmak istiyorsa yalnızca kaliteli değil; genç, atletik, dayanıklı ve doğru şekilde kullanılan bir kadroya sahip olmalıdır.
Oyuncuların kondisyon durumu kadar, dinlenme sürelerini ayarlamak da teknik heyetin sorumluluğudur.
Oosterwolde’nin üst üste bu kadar kullanılması doğru muydu?
Bu sorunun cevabını teknik heyet vermelidir.
GREENWOOD’DAN ŞAHİ TOPU!
İlk yarının son anlarında sahneye Greenwood çıktı.
Asensio’nun kullandığı köşe vuruşunda top ceza sahasının dışına geldi. Greenwood hiç düşünmeden vurdu.
Öyle bir vurdu ki topa sanki Eminönü’nden vurdu, Kadıköy’deki Sturm Graz kalesinde Şahi topu gibi patladı!
Mükemmel bir goldü.
Bu gol bana Selçuk Şahin’in Galatasaray’a attığı unutulmaz golü hatırlattı. Uzaklık, vuruş kararlılığı ve topun kaleye gidişi birbirine çok benziyordu.
Greenwood’un nereden vurduğu belli değildi.
Bir anda topu önünde buldu.
Ayağını kaldırdı.
Kaleci yalnızca seyretti.
Fenerbahçe bu transferi neden yaptığını işte böyle anlarda görüyor.
Greenwood bu sezon Fenerbahçe’yi skor anlamında taşıyacak futbolculardan biri olacak. Top ayağına geldiğinde rakibi tedirgin ediyor. Şut tehdidi var, bire bir oynuyor ve ceza sahasına yaklaşınca sorumluluk almaktan kaçmıyor.
ASENSIO’NUN KALİTESİ VAR AMA PERFORMANSI YETMEDİ
Asensio zaman zaman hareketliydi. Greenwood’un golünden önce kullanılan köşe vuruşunda da katkısı vardı.
Ancak genel performansına baktığımda vasatın üzerine çıktığını söyleyemem.
Asensio’nun sahip olduğu kalite tartışılmaz. Fakat böyle futbolculardan yalnızca duran top katkısı değil, maçın tamamına yayılan bir oyun liderliği beklenir.
Fenerbahçe’de Bartuğ’un dakikaları kesilirken Asensio’nun performansından bağımsız şekilde sahada tutulması doğru değil.
Formayı isim değil, performans almalı.
KEREM YİNE BİTİRİCİLİKTE SINIFTA KALDI
İkinci yarıda Kerem’in önüne çok güzel bir uzun top atıldı.
Kaleciyle karşı karşıya kaldı ancak vuruşunu kaleciye nişanladı.
Kerem bu pozisyonlarda biraz daha sakin kalmalı. Topu kaleye vurmakla gol vuruşu yapmak aynı şey değildir. Büyük maçlarda önünüze bu kadar net fırsatlar her zaman gelmez.
Fenerbahçe Avusturya’ya 3-0’lık sonuçla da gidebilirdi.
Kerem’in kaçırdığı pozisyon, rövanş öncesinde farkı daha da büyütme fırsatıydı.
FENERBAHÇE NEDEN KISA SÜRE ON KİŞİ KALDI?
Karşılaşmanın yaklaşık 70. dakikasında oyuncu değişikliklerinin uygulanması sırasında ilginç bir durum yaşandı.
Greenwood kenara geldi ancak oyuna girecek futbolcuların sahaya alınması gecikince Fenerbahçe kısa süreliğine 10 kişi mücadele etmek zorunda kaldı.
Fenerbahçe o bölümde gol yeseydi bunun hesabını kim verecekti?
Değişiklik sürecinin bu kadar uzaması doğru değildi. Avrupa kupası maçlarında birkaç saniyelik konsantrasyon kaybı bile turun kaderini değiştirebilir.
Böyle bir organizasyon hatasına yer olmamalı.
İRFAN CAN TOPARLANMAZSA KADROYA GİREMEZ
İrfan Can Kahveci oyuna girdikten sonra beklenen etkiyi gösteremedi.
Fenerbahçe’nin hücum hattındaki rekabet artık çok daha sert. Greenwood, Kerem, Asensio, Talisca ve diğer kanat oyuncuları düşünüldüğünde formayı yalnızca geçmiş performansla almak mümkün değil.
İrfan Can toparlanamazsa bu kadroya giremez.
Teknik kapasitesi var.
Yeteneği var.
Ama sahaya yansımayan yetenek, takım için bir anlam ifade etmez.
İrfan Can daha hareketli, daha istekli ve daha üretken olmak zorunda.
BU TAKIMA PİVOT SANTRFOR ŞART
Fenerbahçe karşılaşma boyunca sağdan ve soldan çok sayıda orta yaptı.
Ancak ceza sahasına gönderilen toplara kafa vuracak, rakip stoperlerle boğuşacak ve sırtı dönük top tutacak bir santrfor yoktu.
Pivot santrfor eksikliği açık şekilde görüldü.
Talisca gol atar ve bireysel kalitesiyle maç çözer. Fakat Talisca klasik anlamda bir pivot santrfor değildir.
Fenerbahçe’ye ceza sahasında yaşayan, hava toplarını alan, savunmayı üzerine çeken ve kanatlardan gelen ortaları gole çevirebilen net bir santrfor şart.
Bu ihtiyaç ertelenmemeli.
Çünkü rakibin kapandığı ve alan bırakmadığı maçlarda uzaktan her zaman Greenwood çıkıp Şahi topu atamaz.
SKOR GÜZEL, TUR HENÜZ BİTMEDİ
Fenerbahçe, Avusturya’daki rövanş öncesinde önemli bir avantaj elde etti.
Kanté ve Guendouzi orta sahayı kontrol etti.
Talisca kilidi açtı.
Greenwood ise gecenin unutulmayacak golünü attı.
Ancak ikinci yarıda Sturm Graz’ın Fenerbahçe kalesinde bulduğu pozisyonlar da görmezden gelinmemeli. İki farklı önde olan bir takımın kendi sahasında rakibine bu kadar fırsat vermesi doğru değil.
Fenerbahçe Avusturya’ya avantajlı gidecek.
Fakat tur bitmedi.
Rövanşta oyunu yalnızca savunmayı düşünerek kabul etmek, Górnik Zabrze maçındaki sıkıntıları yeniden yaşatabilir.
Fenerbahçe kendi oyununu oynamalı.
Topa sahip olmalı.
Orta sahadaki üstünlüğünü korumalı.
Ve bulduğu fırsatları değerlendirmeli.
Gecenin kahramanları Talisca, Greenwood, Kanté ve Guendouzi’ydi.
Gecenin en güzel anı ise Greenwood’un Eminönü’nden vurup Sturm Graz kalesinde Şahi topu gibi patlattığı goldü.
Gecenin sorusu da belli:
Fenerbahçe, Avusturya’da bu avantajı cesur bir oyunla mı koruyacak; yoksa yine geriye çekilip kendi kendisini mi strese sokacak?
M. ALİ KARA
Next