Bir fotoğraf... Bir başlık... Bir sosyal medya paylaşımı...

Ve milyonlarca insan, olayın tamamını bilmeden hükmünü veriyor.

Çünkü artık çağımızın en güçlü silahı bilgi değil; bilginin hangi hikâyenin içine yerleştirildiğidir.

Algı tam da burada başlar.

Kur'an'ın en etkileyici kıssalarından biri olan Hz. Yusuf'un hayatı, algının nasıl üretildiğini ve hakikatin er ya da geç nasıl ortaya çıktığını anlatan büyük bir insanlık dersidir.

Hz. Yusuf'un hayatındaki üç gömlek, üç hakikat sınavıdır.

İlk gömlek kana bulanmıştır. Gerçek değişmemiş, fakat hikâye değiştirilmiştir. Bugün de kırpılmış videolar, bağlamından koparılmış cümleler ve çarpıcı başlıklarla benzer algılar oluşturulmaktadır.

İkinci gömlek arkadan yırtılmıştır. Küçük bir ayrıntı, büyük bir iftiranın önüne geçmiştir. Hakikat çoğu zaman ayrıntılarda saklıdır.

Üçüncü gömlek ise hasretin ve umudun gömleğidir. Ayrılığı değil, kavuşmayı; karanlığı değil, gerçeğin ortaya çıkışını temsil eder.

Modern dünyada mesele bilgi eksikliği değil, bilginin hangi çerçevede sunulduğudur. İnsan zihni çoğu zaman olaya değil, olayın anlatıldığı hikâyeye tepki verir.

Bu nedenle bilinçli insan, gördüğünü hemen yargılamaz; araştırır, sorgular ve delilin peşinden gider.

Kana bulanmış gömlek hakikati gizleyemedi.
Arkadan yırtılmış gömlek masumiyeti ortaya çıkardı.
Umut taşıyan gömlek ise yıllar sonra adaletin ve merhametin sembolü oldu.

Bugün bize düşen görev, gömleklere değil, onların işaret ettiği hakikate bakabilmektir.

Muammer GÖKMEN

Uzman Vaiz